
Tekstil ve hazır giyim, masura talebini doğrudan belirleyen sektör. 2026'nın ilk yarısına ait veriler, zorlu bir dönemin ardından toparlanma sinyalleri veriyor.
İlk yarı tablosu
Türkiye'nin hazır giyim ihracatı Ocak–Haziran 2026 döneminde yüzde 2 gerileyerek 7,98 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektör, son dört yılda yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşamış durumda.
Buna karşılık tekstil ve hammaddeleri tarafında tablo farklı: bu grup ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre artırdı.
Haziran ayı dönüşü
Asıl dikkat çeken veri haziran ayından geldi. Hazır giyim ihracatı Türkiye genelinde haziranda yüzde 15 arttı. Sektör temsilcileri, bu çift haneli artışı yılın ikinci yarısı için olumlu bir işaret olarak değerlendiriyor.
Baskı altındaki maliyetler
Sektör kaynaklarının ortak vurgusu, maliyet tarafındaki baskının sürdüğü yönünde: enerji, petrokimya ve lojistik maliyetlerindeki artışlar ile küresel talepteki belirsizlik öne çıkan başlıklar.
Öne çıkan üç eksen
Sektör temsilcilerinin rekabet gücü için işaret ettiği üç başlık dikkat çekiyor: dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim.
Bu üç başlığın ikisi doğrudan tedarik zincirini ilgilendiriyor. Sürdürülebilirlik, kullanılan sarf malzemelerinin geri dönüştürülebilirliğini; katma değerli üretim ise üretim sürecindeki verimliliği ve fire oranını gündeme getiriyor.
Masura tarafından bakış
İplik sarımında kullanılan masura, küçük bir sarf kalemi gibi görünse de üretim hattının hızını, fire oranını ve sevkiyat güvenliğini doğrudan etkiliyor. Ölçüsü doğru seçilmemiş veya dayanımı yetersiz bir masura, sarım sırasında deformasyona ve iplik kaybına yol açabiliyor.
Maliyet baskısının arttığı dönemlerde, doğru ölçü ve dayanımda masura seçimi verimlilik açısından daha da önem kazanıyor.
Kaynaklar: Sektör ihracatçı birlikleri tarafından açıklanan Ocak–Haziran 2026 ihracat verileri.